Üniversitede kaset skandalında eski personel başkanına ‘şantaj’ suçlaması

FETÖ/PDY’nin Akdeniz Üniversitesi’nde yapılanmak için dönemin rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe’nin 2014 yılında genç bir kadınla görüşmesini kayda aldığı, 280 kişilik profesör ve doçent kadrosuna kendi adamlarını yerleştirdiği iddia edildi. 2015 yılında görüntülerin internet ortamına düşmesiyle ortaya çıkan olay sonrası Yükseköğretim Kurulu’nca (YÖK) disiplin soruşturması başlatıldı.

4 ÇALIŞAN GÖZALTINA ALINDI

15 Aralık 2015 sabahı düzenlenen operasyonda, görüntülerde yer alan ve memur kadrosuna atanan S.A. ile buluşmaya lojmanında aracılık yapan Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Döner Sermaye İşletmesi Müdürü H.D. adlı kadın, AÜ Personel Daire Başkanı H.G. ve Ziraat Fakültesi Budama Bölümü’nde görevli S.D., görevleri başında gözaltına alındı. Şüpheliler, sorgularının ardından ‘örgüt kurmak, örgüte üye olmak, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verileri izinsiz alıp yaymak’ suçlamasıyla adliyeye çıkarıldı. 4 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dava sürerken, YÖK’ün başlattığı soruşturma kapsamında eski rektör ile birlikte 4 sanık, memuriyet görevlerinden ihraç edildi. YÖK Disiplin Kurulu’nun kararı, Danıştay’da onandıktan sonra ceza soruşturması için Antalya 8’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

MEMURİYETE GERİ DÖNDÜ

Bu süreçte H.G., memuriyetten atılma işlemine karşı Antalya İdare Mahkemesi’ne açtığı davayı kaybetti. Ancak istinaf mahkemesi ve Danıştay’a yapılan itirazlarla memuriyete geri döndü, gerekçe olarak yargılamanın devam etmesi gösterildi. Memuriyete geri döndükten sonra bir süre konservatuvarda görev alan H.G., son olarak ilahiyat fakültesi bünyesinde göreve başladı. Antalya 8’inci Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dava sürerken, aynı olayla ilgili eski rektör hakkında Antalya 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan rüşvet davasıyla bu dosya birleştirildi. Birleştirilen dosya kapsamındaki dava, 2021 yılı itibarıyla Antalya 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

KAMERALARI ÜCRETSİZ ALMIŞ

‘Bilgi sahibi’ olarak ifadesine başvurulan M.B., H.G. ile turizm fakültesinde çalıştığı dönemde tanıştığını, üniversiteye bilişim üzerine malzeme alınacağı zaman sürekli görüştüklerini anlattı. H.G.’in kendisine ses ve görüntü kaydetme konusunda cihazlar hakkında birçok kez soru sorduğunu ve izah ettiğini anlatan M.B., H.G.’ye 5-6 adet webcam tarzı kamera verdiğini, 1 tanesinin kendi kendine kayıt yapma özelliği bulunduğunu söyledi. M.B., H.G.’ye kameraları teslim ettiğinde, ‘H. hanım evindeki bakıcısını takip etmek istiyor’ dediğini söyledi. M.B., H.G.’ye teslim ettiği bu kameralar için herhangi bir fatura kesmediğini, ücret almadığını, çünkü bunları vermesindeki sebebin üniversite ile sürekli iş yapması olduğunu aktardı.

M.B.’nin duruşmadaki ifadesinin üniversiteye gönderilmesinin ardından H.G. hakkında soruşturma açıldı. Soruşturma sonunda H.G., 22 Nisan’da ilahiyat fakültesindeki memuriyet görevinden açığa alındı.

ŞANTAJ SUÇU DA EKLENDİ

Antalya 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen beşinci duruşmada, H.G. hakkındaki iddianamedeki suçlamalara, şantaj da eklendi. İddianamede, sanıklardan S.D.’nin, “Bu olaylardan önce H.G.’nin odasında oturduğumuz sırada, H.G. sanık H.D.’ye, ‘Hocayı kayda alalım, genel sekreter olursam hocanın kadınlara olan zaafının önüne geçer, durdururum, onu parmağımda oynatırım’ dediğini duymuştum. YÖK soruşturması sırasında sanık H.D. bana, H.G.’nin kendisine görüntüleri çekmesini söylediğini, bunun için bilgisayar kasasına takılabilen bir kamera verdiğini, bu kamerayı bilgisayar kasasına kendisinin taktığını ve çektiğini söylemişti” ifadelerine yer verildi.

‘Özel hayatın gizliliğini ihlal’, ‘gizli görüntü çekilmesi ve bu görüntülerin yayılması’ suçlamasıyla 8 yıla kadar hapsi talep edilen H.G. hakkında istenen hapis cezası, ‘şantaj’ suçunun eklenmesiyle 11 yıla çıktı. Davanın görülmesine 20 Haziran’da devam edilecek. 

 

Yorum yapın